Bu sayıda yapay zekâ dergimiz için “Gelin
Kuşları”nı yazdı. Neden yapay zekâya yazdırdık neden bir yazar yazmadı uzun
hikâye ve tartışma konusu. Kısaca böyle bir şeyi denemek istedik diyelim…
SEYAHAT ÖZGÜRLÜĞÜ
Bütün ülke vize başvuru
formlarında Birleşmiş Milletler İnsan Hakları 13. maddesine göre “Seyahat Etme
Hakkınızı” kullanmak istiyor musunuz?” diye bir soru vardır. Heyecanla “Evet”
dersiniz ama orada sizin evet demeniz bir şey ifade etmez. Vize için başvurduğunuz
ülke “Dur bakalım sen seyahat etmek istiyorsun ama biz uygun görüyor muyuz?”
diye söze başlar, bir sürü evrak talep edilir ve süreç başlar. Evraklar,
tapular, belgeler, banka hesap dökümleri, valla gezip geleceğim kalmak
niyetinde değilimler havada uçuşur. Seyahat özgürlüğünüz kapsamında vize için
başvurduğunuz ülke ikna olursa, “Buyur seyahat özgürlüğünü kullan” der ve
vizenizi verir. O da belki birkaç gün belki birkaç ay…
Birleşmiş Milletler İnsan
Hakları Evrensel Beyannamesi 13. maddesine göre insanların seyahat etme
özgürlüğü varsa, vize neden var? Efendim 13. madde size kendi ülkenizden çıkma
hakkı veriyor ama başka ülkeye girme hakkını garanti etmiyor. Neymiş devletlerin
egemenliği hukuku varmış.
İnsanlara seyahat etme
özgürlüğü verilmiş olmasına rağmen, bu özgürlüğün lafta kalması, vize şartına
bağlanması, bu hakkın aslında olmadığı gerçeğini ortaya koyuyor.
Ülkelerin çeşitli
nedenlerle vize uygulamasını anlıyorum. Belki de bildiğimiz bilmediğimiz birçok
nedenle vize mutlaka olmalı. Ama pratikte şunu gördüm ki illegal yollarla
seyahat etmek isteyenler bir şekilde gitmek istedikleri ülkeye ulaşıyorlar.
Ülkelerin vize sisteminin dışında bir sistem daha var ki, insanlar bu sistemi
kullanarak, vize sistemini baypas ediyorlar. İnsanlar çoğu zaman vize
sisteminden daha hızlı sonuçlarla diledikleri ülkelere ulaşabiliyorlar.
Sonradan yasal olmayan yollarla ülkede kalmanın zorluklarıyla karşılaşıyor
olsalar da sonuçta istedikleri ülkeye gitmiş oluyorlar.
İnsanların seyahat özgürlüğünü
kullanmaları kolaylaştırılmalı. Vize alma süreçleri daha adil olmalı. Daha
pratik çözümler bulunarak vizeler daha kısa sürede verilmeli. Belki gidecek
kişiye bir taahhütname imzalatılmalı, belki başka bir yöntem bulunmalı ama
mutlaka şu vize meselesi sorun olmaktan çıkmalı.
Mutlaka vize verilmesi
gereken birçok kişinin vize alamadığını görüyoruz. Birçok kişi gideceği yere
zamanında gidemiyor. Aylar sonrasına verilen randevular, hazırlanan onca evrak,
harcanan paralar ve sonunda çoğu zaman hayal kırıklığı…