ALTIN ELBİSELİ ADAM

7-19 Ağustos 2024 tarihleri arasında Kazakistan’a bir ziyaret gerçekleştirdik. Bu bendenizin Kazakistan’a ilk seyahatiydi. Bu seyahatimiz T.C. Cumhurbaşkanlığı tarafından himaye edilen “Türklerin Mirası Projesi” kapsamında gerçekleşti. Birkaç yıldan beri devam eden bu projede fotoğrafçı ve görsel editör olarak görev yapıyorum. Daha önce gezdiğim birçok Türk-İslam ülkesi gibi Kazakistan da gezmekten büyük keyif aldığım ülkelerden biridir. Millî havayolu şirketimiz THY ile rahat ve konforlu bir yolculuktan sonra başkent Astana’daki Nursultan Nazarbayev Uluslararası Havalimanına indik. Kazakistan geniş bir coğrafyaya sahip olduğu için proje ekibimizi iki ayrı gruba ayırdık. Her iki grup da ülkenin farklı şehirlerine gitti ve böylelikle zamanı daha verimli kullanarak listemizde yer alan eserlerin neredeyse tamamına yakınının çekimlerini yaptık. İki ayrı ekip hâlinde çalışmanın en büyük sıkıntısı ise bir grubun gördüğü şehri diğerinin görememesiydi ama coğrafî olarak belirli bir büyüklüğe sahip ülkelerde verimli çalışmanın en uygun yollarından biri buydu.

Kazakistan’da pek çok yeri gezdik, fotoğrafladık ama Kazakistan deyince ilk akla gelen kültür varlıklarından biri altın elbiseli adamdır. Altın elbiseli adam Türk tarihiyle, Türkistan’la, Kazakistan’la ilgilenenlerin hep merak ettiği ve yakından görmek istediği bir kültür varlığıdır. Açıkçası hakkında çokça bilgi edindiğimiz altın elbiseli adam bizim de çok merak ettiğimiz ve görmek için sabırsızlandığımız bir tarihî objeydi. Aslında 12 Eylül-12 Ekim 2019 tarihleri arasında altın elbiseli adam Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde de sergilenmişti ama işlerimizin yoğunluğundan dolayı görme imkânımız olmamıştı. Kazakistan Devleti ülke tanıtımı için altın elbiseli adamı Beyaz Rusya, Rusya, Azerbaycan, Çin, Polonya, Güney Kore, Özbekistan ve Kuzey Makedonya’nın ardından ülkemizde de sergilemişti.

Altın elbiseli adamın ilk örneklerini Astana şehrindeki Bağımsızlık Meydanı’nda bulunan Kazakistan Cumhuriyeti Ulusal Müzesi’nde gördük. İslam öncesi Türk tarihiyle ilgili oldukça zengin bir koleksiyona sahip olan müze 2014 yılında dönemin Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev tarafından açıldı. Yaklaşık 14 bin m²’lik sergi alanından oluşan müzede; Astana, Bağımsız Kazakistan, Altın, Antik ve Orta Çağ Tarihi, Etnografya, Tarih, Modern Sanat salonları bulunuyor. Esik kurganından çıkarılan altın elbiseli adam, diğer kazılardan çıkarılan altın elbiseli adamlar ve eski göçebelerin eşsiz hazineleri müzenin Altın Salonu’nda sergileniyor. Müzede sergilenen altın elbiseli adamlar çoğunlukla replika fakat hepsi de orijinalinden ayırt edilemeyecek kalitede yapılmış. İskit, Saka ve Hunlar, liderlerine ait mezarları korunaklı hâle getirip yığma toprak tepeler vasıtasıyla oluşturdukları mezar odalarına defnetmişler. Ölümden sonraki yeni çıkacağı yolculukta eşlik etmek üzere en değerli eşyaları, hizmetçileri, at koşumları ve silahları da hükümdarlarla birlikte taş lahitler ya da ahşaptan oluşan mezar odalarına gömülmüş.         

İlk altın elbiseli adam 1969-1970 yılında Kazakistan’ın Almatı şehri yakınlarındaki Esik ilçesi otogar inşaatı ve yol açma çalışması sırasında bulunmuş. Esik ilçe yönetimi yeni otogar inşaatı için Saka Dönemi’ne ait kurganların bulunduğu mezarlık alanını tahsis etmiş. Otogar alanı ve açılacak yol güzergâhında yer alan 60 m çapında, 7 m yüksekliğindeki höyük kazılırken buranın bir hükümdar kurganı olabileceği tahmin edilmiş. İlk olarak kurganın merkez kısmında bulunan yağmalanmış bir merkez odasına ulaşılmış. Daha sonra Kemal Akişev başkanlığındaki Kazakistan Tarih, Etnografya ve Arkeoloji Enstitüsünün arkeolog ekibi kurgan içerisinde soyulmamış ikinci bir ahşap mezar odası daha bulmuş. Arkeologlar tarafından tavanı karaçam kütükleriyle çevrelenmiş kurganın çatısı açılınca 1,65 m boylarında, yaklaşık 20 yaşlarında, sırt üstü uzanmış ve yüzü doğuya dönük, sağ eli göğsünde, sol eli kemerine uzanmış şekilde Tigin’e (prens) ait naaşa ulaşılmış. Mezar odasının içinde altından ve diğer malzemelerden yapılmış eşyalar bulunmuş. Bulunan eşyalardan en dikkat çekici olanı ise altından yapılmış bir elbiseymiş. Elbise, çizmesinden başlığına, kemerinden kamasına kadar her şeyiyle saf altından yapılmış. Başlığı ok ve tuğlarla süslü elbisenin alın hizasında koç, at ve geyik figürleri bulunuyor. Altından yapılmış bu figürler kama, kılıç, kemer, çizme ve elbise üzerinde de var. Kıyafet, ceket ve pantolondan oluşuyor. Çizme, altından yapılmış üçgen ve dörtgen parçalarla süslenmiş.

Kazıda bulunan bu altın elbisenin MÖ 5. yüzyılda yaşamış, genç bir Türk Tigini’ne ait olduğu tahmin ediliyor. Hâlen Astana’daki Kazakistan Cumhuriyeti Ulusal Müzesinde bulunan bu elbise ve diğer eşyalar Türk tarihine ışık tutan belgelerdir. Saf altından yapılan böyle bir elbise dünyanın başka hiçbir yerinde yoktur. Tarihçilere göre altın elbise ve diğer eşyaları yapan kavim Çin baskısıyla Altaylardan bugünkü Kazakistan bölgesine gelerek yerleşen Sakalar olarak adlandırılan Turanî kavimdir. Mezar odasından bu eşyaların yanı sıra bir de üzerinde 26 harften oluşan bir yazı bulunan sapı kırılmış gümüş bir kâse çıkarılmış. Türk bilim adamları bu yazının Runik-Göktürk alfabesiyle yazıldığını belirtmişler. Yazının ne anlattığı günümüzde de kesinleşmemiş. Bu yazı Türk tarihine ışık tutan çok kıymetli bir belgedir. O dönemde konargöçer bir topluluğun yazısının olması Türklerin yazılı tarihinin aydınlatılması açısından bir dönüm noktasıdır. Bu tabak üzerinde bulunan iki satırlık yazı, hâlen bilinen en eski Türk yazısı olarak kabul ediliyor. Daha sonra yapılan muhtelif kazılarda başka altın elbiseli adam ve kadınlar da bulunmuş. 2018 yılında Doğu Kazakistan Bölgesi’ndeki Öskemen’in Tarbagatay ilçesinin Yeleke Sazı yaylasında yürütülen arkeolojik kazılar sonucunda Erken Saka Dönemi’ne ait yağmalanmamış bir altın elbiseli adam daha bulunmuş. Astana, Almatı, Taraz’daki müzelerin yanı sıra Öskemen Müzesinde de altın elbiseli adam sergileniyor.

Son olarak Almatı’ya giderek altın elbiseli adamların çıkarıldığı Esik’teki kurgan alanı ve Esik Devlet Tarih ve Kültür Müzesini de gezdik ve çekimler yaptık. Altın elbiseli adamın bulunduğu koruma alanına çok zengin bir müze ve araştırma merkezi açılmış. Buradan çıkartılan altın elbiseli adam, Türk tarihi açısından Kazakistan’ın en önemli arkeolojik buluntularından biridir. Müzede bölgede yapılan arkeolojik kazılarda bulunan İskit ve Saka dönemlerine ait orijinal eserler ve altın elbiseli adamın replikaları sergileniyor. 1969-1970 yıllarında Esik kurganından çıkarılan Türk Tigini’ne ait altın elbisenin yanı sıra tiginin naaşı da ahşap bir tabut içerisinde müzenin bir odasında muhafaza ediliyor. Mezar odasından çıkarılan bazı eşyalar, tiginin altın yüzüğü ve üzerinde yazı bulunan gümüş kâse de müzede sergileniyor. Müzedeki hocalar, araştırmacılar ve görevliler çekimler sırasında bize çok yardımcı oldular. “Türklerin Mirası Projesi”nin çekimleri sırasında yardımlarını esirgemeyen ve çok değerli bilgiler veren müze yetkililerine ve Kazakistan Cumhuriyeti idarecilerine en kalbi şükranlarımızı sunuyoruz. Çünkü Kazakistan projemizde yer alan Orta Asya’daki en önemli ülkelerden biriydi.   

Yazı ve Fotoğraf
Ahmet KUŞ